Rota
Arabayla Karadeniz turu: yedi günlük gerçekçi bir plan
Karadeniz turunun klasik hatası her şeyi sahilde yapmaya çalışmak. Sahil güzel ama asıl olan içeride, ve içeriye çıkmak zaman istiyor. Yedi gün doğru sayı.
Karadeniz turu Türkiye’de en çok yapılan araba yolculuğu ve en çok yanlış planlanan da o. Sebep basit: harita bakınca Samsun’dan Hopa’ya beş yüz elli kilometre görünüyor ve “iki günde biter” deniyor. Bitiyor da — ama o zaman yalnızca sahil yolunu görmüş oluyorsun, Karadeniz’i değil.
Asıl olan içeride. Ve içeriye her çıkış, sahilden bir saat gidip bir saat geri dönmek demek. Yedi gün bu yüzden doğru sayı.
1. gün — Samsun’dan Ordu’ya
Yaklaşık 160 kilometre, iki buçuk saat. Rahat bir başlangıç. Samsun’dan çıkıp Ünye ve Fatsa üzerinden Ordu’ya. Yolun büyük kısmı deniz kenarında.
Ordu’da teleferikle Boztepe’ye çıkmak ilk akşam için iyi bir fikir: şehri ve kıyıyı yukarıdan görüyorsun, ertesi günlerin coğrafyasını anlamak kolaylaşıyor.
2. gün — Ordu’dan Trabzon’a, Giresun üzerinden
Yaklaşık 180 kilometre. Giresun’da mola ver; adaya geçilebiliyorsa geç. Yol boyunca fındık bahçeleri ve arada denize inen küçük vadiler.
Trabzon’a akşamüstü varmak iyi, çünkü ertesi gün erken çıkacaksın.
3. gün — Sümela ve Uzungöl
Bugün sahili bırakıyorsun. Trabzon’dan Sümela Manastırı’na yaklaşık bir saat; manastır kayaya oyulmuş hâlde vadinin üstünde duruyor ve yürüyüş biraz dik.
Öğleden sonra Uzungöl’e geç — yaklaşık iki saat. Göl kalabalık olabiliyor, ama yukarı yaylalara çıkan yol boşalıyor. Geceyi Uzungöl’de geçir.
Bu gün toplamda 200 kilometre civarı ama yollar dolambaçlı; süre mesafeden çok daha uzun.
4. gün — Rize ve çay bahçeleri
Uzungöl’den sahile dönüp Rize’ye. Yaklaşık 130 kilometre. Rize’nin asıl güzelliği şehirde değil, arkasındaki yamaçlarda: çay bahçeleri sırtları baştan aşağı kaplıyor ve aralarındaki dar yollar araba için keyifli.
Zil Kale ve Çamlıhemşin yönüne bir sapma yap; Fırtına Vadisi boyunca ilerleyen yol bu turun en güzel bölümlerinden biri.
5. gün — Ayder Yaylası
Çamlıhemşin’den Ayder’e yaklaşık 20 kilometre ama yol dik ve yavaş. Ayder yaz aylarında kalabalık; erken çıkıp yukarı yaylalara devam etmek daha iyi.
Pokut ve Sal yaylaları Ayder’e göre çok daha sakin. Yol daralıyor, sis sık geliyor ve iki bin metrenin üstünde bulut seviyesinin üstüne çıkıyorsun. Bu turun en akılda kalan sabahı genellikle burada oluyor.
6. gün — Hopa’ya ve sınıra doğru
Yaylalardan inip sahile dönüş, sonra Hopa’ya. Yaklaşık 120 kilometre. Artvin tarafına sapmak isteyenler için Borçka ve Karagöl bir gün daha ekliyor — değer, ama yedi günlük planda sığmıyor.
Hopa küçük ve sakin. Sahil yolunun bittiği yer olduğu için bir tamamlanma hissi veriyor.
7. gün — dönüş
Dönüşü sahilden yapmak zorunda değilsin. İç güzergâh — Artvin, Erzurum yönü — tamamen farklı bir manzara sunuyor ve aynı yolu iki kez görmemiş oluyorsun. Ama bu rota uzun; tek günde dönmeyi planlıyorsan sahil yolu daha hızlı.
Pratik notlar
Yağmur: Karadeniz’de her mevsim yağmur ihtimali var, temmuz dahil. Bu kötü bir şey değil — sis vadilere indiğinde manzara asıl o zaman güzelleşiyor — ama yayla yollarında görüş düşüyor, plana esneklik bırak.
Yakıt: yaylalarda istasyon seyrek. Sahilden yukarı çıkmadan önce depoyu doldur.
Konaklama: yaz aylarında Ayder ve Uzungöl önceden dolabiliyor. Yaylalardaki küçük pansiyonlar genellikle daha iyi ve daha ucuz.
Dönünce
Bu tur kâğıt üzerinde 900 kilometre görünüyor ama gerçekte 1.200’ü geçiyor, çünkü her yayla çıkışı gidip gelme demek. Dönüşte konum geçmişini dışa aktarıp o yedi günü haritada izlemek bunu net gösteriyor — sahildeki düz çizginin yanında yaylalara uzanan o ince dallar, turun asıl hikâyesi olduğunu orada anlıyorsun.
Sahilde kalmamak neden önemli
Karadeniz sahil yolu güzel ama bir süre sonra tekdüzeleşiyor: solunda deniz, sağında yeşil bir duvar, ve iki yüz kilometre boyunca aynı manzara. Turu unutulmaz yapan şey yukarı çıkmak.
Sahilden bir saat içeri girdiğinde her şey değişiyor — sıcaklık düşüyor, sis başlıyor, yol daralıyor ve manzara tamamen başka bir ülkeye ait gibi görünüyor. Bu planda yaylalara üç gün ayırmamın sebebi bu.
Yağmuru sorun sanma
Karadeniz’de her mevsim yağmur ihtimali var, temmuz dahil. Çoğu insan bunu kötü haber sanıyor. Değil: sis vadilere indiğinde manzara asıl o zaman güzelleşiyor ve fotoğraflar bambaşka çıkıyor.
Tek dikkat edilecek şey yayla yollarında görüşün düşmesi. Plana esneklik bırak; kapalı bir sabahı öğleden sonraya kaydırmak çoğu zaman yetiyor.
Rotayı tersten yapmak
Hopa’dan başlayıp Samsun’a doğru gitmek de mümkün ve bir avantajı var: yaylaları daha dinç bir hâlde, turun başında yapıyorsun. Sahil yolu ise turun sonunda kalıyor ve yorgunken kolay sürülüyor. Hangi yönü seçeceğin nereden geldiğine bağlı ama bu ihtimali de hesaba kat.
Yol durumu ve yakıt
Sahil yolu boyunca istasyon bol; yaylalarda seyrek. Yukarı çıkmadan önce depoyu doldurmak alışkanlık hâline gelmeli. Yayla yollarında telefon çekmeyebiliyor, o yüzden rotayı çevrimdışı indirmek işe yarıyor.
Ne kadar bütçe
Yedi günlük bir turda ana kalemler yakıt, konaklama ve yemek. Yaylalardaki pansiyonlar sahildeki otellerden belirgin biçimde ucuz ve kahvaltıları daha iyi. Sahil kasabalarında yemek fiyatları yaz aylarında yükseliyor; içeride öyle olmuyor.
Özetle
Karadeniz turunu iyi yapan şey sahil değil, sahilden çıkış. Yedi günün üçünü yaylalara ayır, günlük mesafeyi düşük tut ve yağmuru bir engel değil bir manzara olarak gör. Bu üçü doğruysa bu tur, Türkiye’de yapılabilecek en iyi araba yolculuğu olmaya aday.
Bu turu bir kez yapan çoğu kişi ikinci kez yapıyor, çünkü ilkinde yaylalar için zaman kalmıyor. İkinci turda sahili hızlı geçip doğrudan yukarı çıkmak mümkün — ve genellikle daha iyi bir tatil oluyor. Sahil yolu bir kez görülünce görevini tamamlıyor; yaylalar her seferinde farklı.
Wanderlapse zaman çizelgeni haritada kendini çizen bir videoya çevirir — gerçekten geçtiğin yollardan. Dosya cihazından çıkmaz. Tarayıcıda deneyebilirsin, kurulum yok.
Tarayıcıda dene